
◆ Çok üşüyor olmalıydı. Çok kırılmış insanlar çok üşür, onların kemikleri kadar yürekleri de savunmasızdır. İncecik tenleri örtemez, gizleyemez kırılgan yüreklerini. İçi dışı birdir onların, içleri dışları yerleri bir edilir.
◆ O kadar inanıyorsun ki buna. Her defasında yanılmaz çünkü insan değil mi, bu sefer yanılmayacağından o kadar eminsin ki. Bu sefer yanılmamayı o kadar istiyorsun ki...
◆ Her şeyin güzel olacağına inanıp beklemektense, her şeyin daha da boka saracağına inanmak ve öyle yaşamak daha güvenlidir.
◆ Kendinden başka tutunacak neyin var?
◆ İnanmak acı çekmektir, bunu biliyorsun.
◆ Ne kadar sevsen de, yüreğine ne kadar ortaya döksen de, bir gün mutlaka şu cümleyi duyacaksın, "Artık seni sevmiyorum." Afallayacaksın önce, ne yapacağını bilemeyeceksin. Kendini koyacak bir yer bulamayacaksın, ortada kalmış hissedeceksin.
◆ Çünkü her şey biter. Artık alışmış olmalısın.
◆ Zaman unutturur, zaman değiştirir, zaman iyileştirir belki. En olmaz sandığın şeyler olur, bunu bilemezsin.
◆ Ben ölmekten korkuyorum, yaşarken ölmekten...
◆ Gitmez sanmıştım. Hayatıma gelen kimse gitmez sanırım.
◆ Giderek birilerini eksiltirsin sadece. Birilerini eksilttiğinde kendi de eksilirsin. Gitme. Kendini de, beni de eksiltme.
◆ Mutlu olabileceğine inanmıyorsun. Bunu reddediyorsun. İnancını çalmışlar senin.
◆ Bir noktadan sonra hayat sanki şöyle de: Kabullen artık. Kırılan hep sen olacaksın. Kırılan, yorulan ve yitiren sen olacaksın. Bazıları böyledir. Karşı geldikçe daha fazla örselenir. Sen onlardansın. Sen o güçlü ve umursamaz ve de kırılmaz olanlardan olamayacaksın. Kabullen bunu. Israr etme kırmakta. Sen kimseyi kıramayacaksın.
◆ Yere düşemeyen gözyaşı damlaları yüreğime süzülmeye başlıyor.
◆ İçerde susturduğun o sen, bir gün daha gür bir sesle konuşmaya başlar seninle, isyan eder, <<yeter>>, der, <<ben de önemliyim!>>.
◆ Kendini önemsemek başkalarını önemsiz kılmıyor aslında. Başkalarına verdiğin değer, kendine verdiğin değerle değerleniyor.
◆ Tek kelime bile çıkamadı ağzımdan. Ezber cümlelerden sıyrıldığın zaman kelimesiz kalırsın. Böyle durumlarda en içten olan da boş cümleler kurmak yerine kelimesiz kalmaktır zaten.
◆ Kaybetmek bir şeydi belki ama güzel kaybetmek bambaşka bir şeydi. Kazanmak için çirkinleşmemek, güzel kalmak, güzelliklerden yana kalmak. Kaybetmek pahasına da olsa bundan asla vazgeçmemek.
◆ Beni bana bırakın.
◆ Bir dilek feneri al, yak onu yükselmesini, en yükseğe ulaşmasını umut et. Yükselmezse de yıkılma hemen, bir tane daha yak. Bir dilek tut ve ağır ağır yükselmesini, gerçekleşmesini bekle. Sen elinden geleni yap ve sabret yeter ki. Bir gün elbet yükselecek o fener, bir gün elbet umutların yeşerecek.
◆ Herkesin herkesin yüreğini görebildiği bir dünya ne kadar insanca, ne kadar adil ve ne kadar sevgi dolu olurdu.

+90 552 548 99 06
-------------@gmail.com
